Tarihçemiz

İşletmede görevli bir arkadaşımızın denk geldiği bir konuşma Cumba'nın doğuşundan bu günlere gelişini aktarmamızın gereğini doğurdu. Asansöre binmek üzere olan müşterimizin Yönetim olarak bizim Ormanlık bir alanı gasp ettiğimiz gibi bir kanıya kapılmasını bizi üzmüştü. Meydana getirilen eserin ilk halini bilseydi böyle konuşmayacağı gibi çevre dostluğumuz nedeniyle bizi kutlardı.

Karşınızı çıkan ve mimarisiyle, hizmetiyle İzmirliler'in yanısıra transit yolcuların kaliteli hizmet beklentisine yüzde yüz cevap veren Cumba Restoran'ın bu günlere gelişi hiç te kolay olmadı.

Yıl, 1994, kaliteli ve dürüst hizmet anlayışın en güzel örneği VEBAŞ'ın yanı başında "Hiç Bir İşe Yaramaz" denilen, hatta ağaç bile yetişeceği konusunda kuşkular olan bu alanın İzmir'in nezih mekanlarından biri olacağı hiç kimsenin aklının köşesinden geçmezdi bir kaç kişi hariç...

Hazırlattırılan planın birinci aşaması zeminin düzelmesi için de onlarca kamyon taş, onlarca kamyon toprak taşındı.

Restoran binasının üzerine yapılan bahçe için 10 kamyon toprak döküldü Çeşme'den getirtilen 150 kamyon taş ile binanın yüzü kaplandı.

10-15 cm boyunda 1000 tane çam fidanı, muz ağaçları, selvi, kumkumat ve renkli ağaçlar dikilerek bahçıvanlarla hayranlık uyandıran dev ağaçlar oldu.

Atılan her adımda müşteri sağlığı memnuniyeti ve hijyen düşünüldüğü için tuvaletler ve mutfakta kullanılan her şey son derece güvenilir malzeme kullanıldı. Salonlarda göze hitap edebilecek antika eşyalar temin edildi.

Büyük emekler ve ağır bir harcama ile doğan ve büyüyen bu çocuğun bir adı olması gerekiyordu. VEBAŞ' tan akaryakıt alanlar arasında yapılacak anketle belirlenmesine karar verildi. Aralarında sevilen şarkısı "Karabiberim" olmasını isteyen Serdar Ortaç ve "Zeytin Gözlüm" olmasını isteyen ünlü sanatçı Emel Sayın'ın da bulunduğu 5000 kişi arasında yapılan anket' ten çıkan isim ise "CUMBA" oluyordu.

Ve... yıl 1997 CUMBA'yla tanışmanın zamanı gelmişti...
Ve... Yıl 2002 sizlerle birlikteyiz....
Ve... Yıllarca sizlerle birlikte olmak dileğiyle......